14 Kasım 2013 Perşembe

Bienale gidemedim diyenler için...

 
Kırılganlık: Ben Kentli-Vatandaş Değil miyim? [ii]
İstanbul Bienali’nin başlığı “Anne, ben barbar mıyım?” şair Lale Müldür’ün aynı başlıklı kitabından bir alıntı. [iii]
Olumsuz anlamıyla (kolonyal adaletsizlik, eşitsizlik, baskı ve şiddet yoluyla) barbar bir dünya üretmiş olan uygarlık ve rasyonalitenin en ileri biçimini eleştiren birçok Batılı sanatçı, tarihsel olarak kökensel, ilkel ve irrasyonel olanı  savunmuşlardır (örneğin Romantizm, Primitivizm, Fauvizm, Dada ve Sürrealizm).
Bu durum bugün de geçerlidir. Dünyadaki aşırı üretim, artan bağlantısallık ve karmaşıklık karşısında, basit ve doğrudan olan (ve bunların zıtları, yani aşırı-karmaşık ve çapraşık olan), yeniden başlama arzusunun bir ifadesi olarak ortaya çıkmakta. Bununla bağlantılı olarak kentsel iktidar ve rejimlerin kaygı verici yetersizliği karşısında, şehirleri terk ederek yeniden başlama yani, yeni topluluklar (ortak yaşama biçimleri) ve alternatif ekonomik sistemler geliştirmek amacıyla kırsal alana dönenlerin sayısı giderek artmaktadır.[iv]

“Barbar” kelimesinin kökeni eski Yunanca barbaros kelimesidir. “Yabancı” anlamına gelen bu kelime Yunanlı olmayan ve Yunancayı düzgün konuşamayan kişilerden söz etmek için kullanılırdı. Bu terim ortaçağda önce Hıristiyan olmayanları, daha sonra ise Batılı olmayanları tanımlamak için kullanıldı. Bugün ise genellikle, belirli bir kültürde aykırı olarak algılanan davranış biçimlerine göndermede bulunuyor.