29 Kasım 2016 Salı

SANAT TERAPİSİ İLE İYİLEŞMEK vol 2

Sanat Terapisi görsel diyalog sağlayan bir sistem içerir. Sözel olmayanla sözel olanı bağlantılamayı sağlar.

Savunmaların oyununu bozar böylece bilinç dışı kendini ifade edebilir. 



25 Ekim 2016 Salı

                       SANAT TERAPİSİ İLE İYİLEŞMEK

Psikoloji bilimi yüzyıllardır insana ait yükleri hafifletmek için uğraşmaktadır. Yıllar içinde yeni ve bazen birbirinden farklı kuramlar geliştirilmiş, insanların davranışları bu kuramlara göre incelenmiştir. Her bir kuramın eksiklikleri ya da birbirlerini tamamlayıcı faktörleri olmakla birlikte hiç biri insanı tanıma ve değerlendirmede tek başına yeterli gelmediği belirlenmiştir. Artık günümüz dünyasında insanı anlamak, tanımlamak, yorumlamak için birçok farklı noktadan destek alınmasının çok daha etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bu bağlamda Psikoloji alanında çok da yeni sayılmayacak ve içeriğinden  istifade edilen yöntemlerden biri de Sanat Terapisidir.
Sanat Terapisi Sanatsal malzeme ve duyumsamalar yoluyla kişinin kendi iç dünyasına farklı ve farkındalığı yüksek bir yolculuk yapmasına olanak vermektedir. Bazen müzik, bazen resim bazen de dramatik veya tiyatral içerikler kullanılarak bireysel iç görü ve ruhsal açıdan değişim, dönüşüm sağlanması hedeflenmektedir
.


 Sanat Terapisini diğer terapötik yöntemlerden ayıran unsurlar ise birbirinden farklı ve çok çeşitlidir. Seanslar bazen yapılandırılmış ( önceden hazırlanılarak ) bazen de spontan ( süreç içinde gelişen ) şekilde uygulanmaktadır. Her bir seans da danışan ile çok sıkı bir bağ ve manevi diyalog geliştirilmesi söz konusudur. Danışanı bazen kendisine ruhsal olarak eşlik ederek geçmiş yaşantısına  götürüp orada yaşananları canlandırarak oluşan hasarları onarmak için yardım edilmekte, bazen ise danışanın yaptığı resim üzerinden duygularına ve o duyguların kişide yarattığı etkiye odaklanılarak çalışılmaktadır. Her bir seans kendi içinde yoğun ve değişim gücü yüksek etkilere sahiptir.
Sanat Terapisi dünyada 1. Dünya Savaşı sonlarından itibaren o zamanlar adı tam konmamış olmakla birlikte uygulanmaktadır. Ülkemizde ise 80’li yıllardan beri Üniversite Hastanelerinin Psikiyatri kliniklerinde aktif olarak uygulanan bir yöntemdir. Günümüzde ise hem Üniversite Hastaneleri, hem bir takım özel hastanelerde ve bireysel danışmanlık merkezlerinde insanlara yardım etmek üzere uygulanmaktadır. Biz de bireysel danışmanlık ile Sanat Terapisinden faydalanmaktayız. 
Hepimiz için sağlıklı bir beden ve ruh sağlığı temennisiyle…



23 Mayıs 2016 Pazartesi

Arabesk eşliğinde...

Dünya sadece tahammül edilecek bir yer demiş eskiler, insan yaşlandıkça anlıyor. Öyle anlar var ki; geçmişi özlersin yahut geçmişten nefret edersin. Yok yok bir terapi yazısı değil bu, hiç havası değil şu saatte. Olsa olsa bir iç dökme yazısı olabilir.Şaşırma sakın sevgili okuyucu. Terapistin de içini dökmesi gerekmez mi? Makina değiliz neticede biz de, içimizde milyon çeşit fırtına kopuyor bizim de.  Biz de kendimize hesap sorarak yaşıyoruz bu evrende. Tek farkta burada hasıl oluyor işte, biz sıkıntıları gelişinden tanıyıp, sınıfalandırabilmeyi öğrenmekle uğraşıyoruz...


17 Nisan 2016 Pazar

İNSAN...




İnsan...
Aynı an da çeşit çeşit işi yapıp-beceren, hem özel hayatında hem de genel hayatında bir çok insanı idare eden, çekip çeviren, yöneten ya da esaretine giren canlı. Hayatının her alanına istemediği kadar çok şey sığdıran biz, kendimizi sığdıracak yer bulamıyoruz...

Bu yüzden ortaya çıkıyor ya işte o depresif- melankolik şarkılar. Biri yanıp biri sönen sigaralar, deminin dibine vurulan çaylar, kahveler.

Dermandan çok derdin sevilmesi de ayrı bir mevzu zaten ona hiç girmeyeyim şimdi, zira içinden çıkmak epey zaman alır.

Doğal ve en az acı vereni tercih etmek lazım hayatın idamesi için. İşlerin sarpa sarmasına engel olmak için kontrolü ele geçirmek lazım. Tabi bunun için de epey yaş almış olmak ya da kafayı vura vura öğrenecek kadar çok acı çekmiş olmak lazım.

Yalnız asıl olanın dünyanın gelip geçici bir yer olduğunu öğrenmek billahi erdem ve iç görü gerektiriyor arkadaş. Ne yaşanmışlıklar, ne öğrenmek, ne acı hiç bir halt işe yaramıyor bunun için.
Tamamen Allah vergisi bu kardeşim. Yoksa taş düşse kafaya işlemiyor insana.

Hayır nasıl bu kadar net konuşuyorsun dendiğini duyar gibi oluyorum, yok tecrübeden değil, gözlem ve istişareden mütevellit.

O kadar zamanın  terapistlik deneyimi, öncesinde öğretmenlik 77 çeşitten insanı dinliyoruz. Olsun o kadar da değil mi?

İşte bu '' yalan dünya'' mefhumunu  anlayan insan kadar rahatı yok arkadaş. Gama da yeise de düşmüyor bu sayede, maksimum performans gösterip minimum sonuç almak acı vermiyor böylesine.

Şimdi aslında mevzu burada derinleşip, çetrefilleniyor. İyi simi bunu burada bırakıp kaçayım. Yalnız söz bu mevzuyu yarım bırakmayacağım. Hadi iyi uykular şimdilik.














11 Nisan 2016 Pazartesi

Az bir Sinema





Az bir Sinema 



ve  mümkünse bundan sonra her gün buralardayım...

   LUCY Filmi; Filmin sonunda usb belleğe dönüşüp, Allah'la aynı makama ulaştığını sanmakta nedir arkadaş? Sen kimsin ki O denli Ulu noktaya ulaşabiliyorsun, Hayır mümkün olsa bile sana mı kaldı oralar.

  MARSLI; Adam kurtarıldığına pişman oldu ya hu. Koskoca dünyada binlerce bilim adamı bit kadar Marsta' ki adama yıllarca ulaşamadı. Sonrada vay efendim insan çok akıllı, çok bilgili çok bilmem ne. Bir halt değiliz işte, Verilen kadarına mecburuz o kadar. Hava atmakla olmuyormuş o işler, filmle de ispatlanmış işte.

  YILDIZLAR ARASI; kelime sıfat anlamından çıkarıldığında yıldızlar arası madde- toz anlamına geliyor aslında, filmde de bedbaht bir eş ve baba olan saygıdeğer oyuncu Matthew MCCONAGHEY kitaplığın arkasında takılıp kalıyor ya, heh işte o gerçeklikten ben de istiyorum arkadaş. 80'lere gidip biraz orada kalmak istiyorum. En güzel günlerimi yeniden hem de uzaktan gözlemlemek istiyorum. Hayır yani kaç para yav bir gidiş-dönüş...