18 Eylül 2011 Pazar

Ben derdi...

YENİLİĞİN VERDİĞİ ACI...

Evet ilk bakışta tuhaf gözüküyor olabilir fakat gerçekten bazen yenilikler kişiye acı verebiliyormuş. Nasıl mı?şöyle ki;Yıllardır tanıdığınızı zannettiğiniz, iyi -kötü, özel-genel bir sürü hali, olayı, duyguyu paylaştığınız bazı insan müsvettelerinin  hayatınızda aslında sadece bir ''Yalan'' olmalarını görmek de bir tür yenilik değil midir? Evet  hem de hayatımız boyunca olmasını, oluşmasını istemeyeceğimiz türden bir yenilik. Düşünsenize bir kaç saniye içinde duyduğunuz cümlelerle sizi sarıp sarmalayan o acıyı, şaşkınlığı, hüsranı...Bunlarda nerden çıktı, hooop ne oluyoruz demeye kalmadan can bildiğiniz, gönlünüzü açtığınız O özel insan gidip yerine tuhaf, saldırgan, iç dünyasındaki  tüm saklı kapıları sadece sizin canınızı acıtmak için bir bir aralayan ilginç bir canlı türü ortaya çıkıveriyor. Canlı türü diyorum çünkü o anlarda karşınızdakine insan demek, gerçekte insana hakaret olur.
      Şaşırdınızmı? Ben de şaşırdım. İnsanın mizacındaki değişikliklere vakıf olacak yaşta olmama rağmen hala da şaşkınım. Nasıl oluyor da biz insanlar pire için yorgan yakabiliyoruz ve tüm güzelliklerin üstüne bir bardak su içip, anıları bile saniyeler içinde yok edebiliyoruz. Nasıl oluyor da ata mirası ''bir fincan kahvenin 40 yıllık hatırını'' sonrasını düşünmeden hayatımızdan silip atabiliyoruz. Hepsi bir tarafa oluşumu yıllar alan, içinde emeği, saygıyı, güveni ve daha bir çok şeyi barındıran ''sevgiyi'' nereye hapsediyoruz ki gözümüzü bürüyen öfkemize yenik düşüyoruz. Kibrimiz nasıl tüm güzel hasletlerimizin üstüne kalkmaz bir perde indiriveriyor ki gözümüzü kin bürüyor. Bu nasıl bir hezeyandır Yarabbi... 
      Aslında belki hepsinin cevabı ortak ''modern dünyanın'' bize getirdiğ ''Ben'' duygusu. ''Senden daha önemli kimse yok, Sen yoksan kimse yok, Seni kimse yıkamaz, sen varsan başkaları da var sensizken onlar bir hiç''  vs. vs. İşte bizi insanlık olarak bu hale getiren yegane etmen bu ''Ben '' telaşı.  Evet bazen hayata bu bakış açılarıyla bakmak bize fayda sağlar amma velakin görünen o ki hayatımızın odak noktasına oturttuğumuz bu duygu, bu telaş  bizi hayra değil şerre götürmekte. Kaybettiklerimiz kazançlarımızın yanında tarifsiz boyutta. Kırdığımız kalpler, üzdüğümüz insanlar, sebep olduğumuz gözyaşları of offf hangi birini sayayım ki...
      Yok yok ayrıca bencilliğin detaylarını açıklamak gibi bir hata da bulunmayacağım zira bu benim üstüme vazife değil, bu işi ehli arkadaşlarıma bırakıyorum fakat bu kelimenin tüm dillerdeki karşılığının benim üzerimde bıraktığı etki maalesef oldukça negatif.
      32 yaşımda abartısız yüzlerce insanla arkadaşlık kuracak kadar sosyal bir yapıya sahip olmama rağmen şu gün şu dakika ruhuma acı bir darbe yiyerek anladım ki  ''İnsan denen mahluk kadar acımasızı yok şu yalan dünyada''. Aslında bundan sonrasında söylenecekler o denli çok ve etkin ki fakat ben susmayı ve ellerimi Rahman'a açıp önce kendim sonra cümle insanlık için niyazda bulunmayı tercih ediyorum.Resulullah (ASV)ın dediği gibi ''Ya Rab beni nefsime bırakma, nefsimin şerrinden sana sığınırım...

Bundan sonra yapacağım ise insanlara fazla anlam yüklemeden'' insan nisyan ile malüldür'' sözünü unutmadan yaşamaktır. Gördüm ki epeydir unutmuşum. Sizede tavsiye ederim naçizane...

Hayırla ve muhabbetle kalın.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder